Gel Dersen Her Şeyi Bırakıp Gelirim…Yeter ki Gel De – Albert Espinosa

 

“Farklı olmayı arzulayanlara, hepimizin aynı olmasını isteyenlerle savaşanlara ithaf edilmiştir.”  

“Gel Dersen Her Şeyi Bırakıp Gelirim…Yeter ki Gel De” Instagram’da bir blogger arkadaşımdan gördüğüm ve direkt olarak ismine vurulduğum bir kitap. İsmini okuyunca ben bu kitabı kesinlikle okumalıyım dedim ve hemen edindim. Biraz da melankoli sevdiğim için herhalde, isminden dolayı beni çok çağrıştırdığını düşündüm.

Kitap Dani adlı gencin sevgilisinden ayrıldıktan sonraki kısa zaman diliminde geçiyor diyebiliriz. Dani kendini kayıp çocukları aramaya adamış birisi. Tam sevgilisiyle ayrıldıkları sırada bir telefon alıyor, ve Capri’de kaybolan bir çocuğu bulması isteniyor. Dani bu çocuğu aramak üzere Capri’ye doğru giderken bir yandan sevgilisiyle nasıl bu noktaya geldiklerine dair bir iç yolculuğa çıkıyor, diğer yandan da çocukluğunu ve hayatına giren insanların etkisiyle nasıl böyle biri haline geldiğini bizlere anlatıyor.

“Gel Dersen Her Şeyi Bırakıp Gelirim…Yeter ki Gel De” içerdiği karakterlere dair güzel hikayeler barındırıyor. Kitapta genellikle bir duygusallık hakim. Anlatılmak istenilenler art arda verilmediği için devamlı bir merak duygusu var. Yazar aklınıza takılan soruları tahmin ediyor ve ona da sıra gelecek diyerek sizi bir sonraki bölümü okumaya teşvik ediyor.

Dani’nin öyküsünü sevdim. Kitapta kilit nokta oluşturduğu için yaşadığı problemin ne olduğuna değinmeyeceğim. Kendisi “farklı” birisi. Sevgilisiyle olan problemi de onun gibi bir insan için yaşanabilecek en zor şeylerden bir tanesi. Ancak kitapta biraz hikaye dengesizliği vardı diyebilirim. Daha önce söylediğim gibi Dani kayıp çocukları buluyor, bunu da o çocukların ne düşündüğünü ve hissettiğini anlamaya çalışarak yapıyor. Ancak kitabın sonunda bu olayın çok çabuk çözüldüğünü düşünüyorum. Yani Dani’nin hayatıyla ilgili öğrendiklerimizle birlikte bugün yaşadığı olayların anlatılması kısmı bana göre çok paralel ağırlıkta verilememiş. Bunun dışında okunmaya değer bir kitap olduğunu düşünüyorum. Ancak isminden dolayı çok fazla beklenti edinmiştim, bitirdiğimde öyle duygusal bir vuruş yaşamadım. Onun dışında gayet akıcı, eğer zamanınız varsa bir çırpıda okuyabileceğiniz güzel duygusal ağırlıklı bir roman.